Ankara, Türkiye
+90 537-770-1171

Yeşil Pazarlama: 21. Yüzyılın Yeni İhtiyacı


Yeşil pazarlama, bir diğer adıyla ekolojik pazarlama, üretim süreci çevre dostu bir şekilde gerçekleştirilmiş veya ürünün kendisi çevre dostu bir şekilde yapılmış olan ürünleri pazarlamayı kapsar. Bu kavram küresel ısınma ve iklim değişikliklerine bağlı gelişen olaylarla gün geçtikçe daha çok gündeme gelmektedir. İlk kez Amerikan Pazarlama Derneği’nin düzenlediği Ekolojik Pazarlama adlı seminerde gündeme gelmiş olsa da sonrasında pazarlama faaliyetlerinin çevre kirliliği, enerji tüketimi ve diğer tükenebilir kaynakların da tüketilmesi üzerinde olumlu ve olumsuz etkilerini inceleyen bir bilim dalı olarak gelişme göstermiştir. En basit tabirle yeşil pazarlamanın amacı, tüketicileri ürünlerle buluşturma sürecinin çevre üzerindeki negatif etkilerini en aza indirmek diyebiliriz. Regant Media olarak önemsediğimiz kilit nokta gelecek olduğu için, yeşil pazarlamayı bunun anahtar noktası olarak görüp önem vermekteyiz.

YeşiI Pazarlamanın Dört Aşaması


Yeşil Hedefleme

Çevreci tüketiciler için, çevre dostu organik kumaş, vegan mutfak ürünleri gibi çevreci ürünleri tasarlamak ve işlemektir.


Yeşil Strateji

Şirket içerisinde daha az atık çıkarmak, daha az su kullanımı ve enerji verimliliğini artırmak amacıyla stratejilerini geliştirmektir.


Yeşil Ürün

Doğaya dost, geri dönüştürülebilir ürünler üretmektir.

Sosyal Sorumluluk

Toplumsal bilinci artırmak için sosyal, kültürel ve çevresel etmenlere bağlı ekolojik bilinci geliştirmektir.

Yeşil Pazarlamanın Terimlerine Hakim Olun

Yeşil Ürün

Yeşil pazarlamada kullanılan yeşil ürün terimi, çevre dostu bir şekilde üretilmiş, büyük ihtimalle geri önüştürülmüş/dönüştürülebilen veya kompost edilebilen ürünleri tanımlar.


Yeşil Fiyat

Yeşil ürünlerin üretim sürecinde ortaya çıkan maliyetin fiyata olan etkisidir.


Yeşil Dağıtım

Ürünün dağıtımı sırasında aracın yakıtını, taşıma sıklığını ve çevreye olan zararın boyutu gibi etkenleri kapsayan bir yeşil pazarlama terimidir.


Yeşil Etiket

Ürünlerin paketlerinde çevre dostu olduğunu belirten damgaların (Cruelty-Free, Peta) bulunmasıdır. Ürünün amacını yansıttığı için yeşil pazarlamanın en önemli parçalarındandır. Yeşil pazarlamaya dikkat eden tüketiciler tarafından bu etiketlerin üründe bulunması, güven oluşturur.


Yeşil Paketleme

Ürünlerin paketlenmesi sürecinde çevre dostu olmayan poşet, naylon, plastik gibi ürünler yerine kağıt ve karton gibi malzemelerin kullanılmasıdır. Malzemenin cinsinin yanı sıra israf oluşturmaması için ne kadar kullanıldığı da önemlidir.

Yeşil Tutundurma

Markaların ve şirketlerin ekolojik bir şekilde çalışmasının kanıtlanabilir olmasıdır. İşletmeler bu konularda gerekli testleri vb. yapabilmeli, durumu kanıtlayabilmelidir.


Yeşil Pazarlamanın 4S Kuralı

Tatmin (Satisfaction)

Müşterilerin şirketler ve markalardan yeşil pazarlama adına tatmin olması gerekir. Ekolojik bir alışveriş için ürününüzün bir kısmının ekolojik olup diğer kısmının olmaması tüketicinin tatmin olamamasına yol açar. Bu durumda, green-washing yapmakla eleştirilebilirsiniz.


Sürdürülebilirlik (Sustainability)

Üretim sürecinde kullanılan enerji ve enerji kaynaklarının sürdürülebilir olmasını tanımlar.


Sosyal Kabul (Social Acceptibility)

Ürünün ve üretim sürecinin çevreye zarar vermediğinin toplum tarafından kabul edilmesini tanımlar.


Güvenlilik (Safety)

Ürünlerin, hayvanlar üzerinde deney yapılmamış olmasına rağmen çeşitli yollarla test edilmiş olup, insan sağlığına zarar vermemesidir.

Yeşil Pazarlama için Rehberiniz


Yeşil pazarlama, iklim değişikliğinin ve küresel ısınmanın etkilerinin gözle görülür boyutlar almasıyla birlikte önceki dönemlere kıyasla daha çok ön plana çıkmıştır. Bununla birlikte insanların bu konuda bilinçlenmesi ve dünyanın geleceği adına bir kaygı yaşaması da bu durumu desteklemiştir. İnsanlar daha yeşil ve çevre dostu ürünler talep ettikçe bu alanda yeni girişinler kurulmuş, büyük ve köklü firmalar bile üretim süreçlerinde ve malzemelerinde değişikliğe gitmiştir. Regant Media olarak, sizlerle yeşil pazarlamanın nasıl yapıldığına dair üç basit aşama paylaşacağız:

Yeşili Hedefle

Yeşil pazarlamanın ilk aşaması olarak elbette doğa dostu bir hedefiniz olmalı. Bu aşamada, yeşil ürün talebinde olan tüketicilerin istekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda bir ürün tasarımı yapılır veya halihazırda satılan ürün bu doğrultuda yeniden dizayn edilir.


Yeşil Strateji Belirle

Ürünü belirledikten ve dizayn ettikten sonra, markanıza yeşil stratejiler belirlemeniz gerekmektedir. Üretim sürecinde kullanılan kaynakların israf edilmemesi ve efektif kullanılması, işletme içerisinde daha az atık çıkarmak ve yeşil paketleme gibi konular burada önem taşır.

Gözlemle ve Değerlendir

Bu aşamada ise sizlerle benzer ya da aynı ürünü üreten rakip markalarınızın yeşil politikalarını gözlemlemeniz gerekmektedir. Sektördeki yeniliklere ve teknolojiye kolayca uyum sağlayabilir olmalısınız.


Neden Yeşil Pazarlamayı Tercih Etmeliyiz?

Sınırlı doğal kaynaklar, ozon tabakasının delinmesi, doğal kaynakların bilinçsiz kullanımı, sanayileşmenin çevreye olan zararı, nüfusun muazzam bir şekilde artması ve bunun çevreye etkisi düşünüldüğünde bir tüketici açısından bu soruyu cevaplamak çok da zor değildir. Ancak bir işletme, neden yeşil pazarlamayı tercih etmeli? Bu sorunun da birden fazla
cevabı bulunmaktadır.

Her sektörde olduğu gibi pazarlama sektöründe de gelişmeler, tüketici talebi doğrultusunda gerçekleşir. Tüketiciler, bahsettiğimiz nedenler doğrultusunda çevreye duyarlı ürünleri talep etmeye başladıkça, talepleri karşılamak için rekabet içinde olan işletmeler ise yeşil pazarlama stratejilerini hayata geçirmişlerdir. Kaçınılmaz rekabetin, çevreci örgütlerin ve tüketicilerin baskıları işletmeleri bu yolda adımlar atmaya itmiştir. Buna ek olarak başta
yüksek yatırımlar gerektirse de yeşil pazarlamanın ana prensibi kaynakların olabildiğince az ve efektif kullanımı olduğundan, uzun vadede işletmelere büyük tasarruf sağlar. Aynı zamanda yeşil pazarlama, işletmelerin sosyal sorumluluk hissettiklerini, doğaya olabildiğince zarar vermeme isteklerini de göstermeleri için bir aracıdır.

Dünyanın birçok yerinde devlet teşvikleri de söz konusudur. Devlet, çıkardığı yasa ve düzenlemelerle çevreye zarar veren ürünlerin üretimini en aza indirmeyi, üreticilerin ve tüketicilerin alışkanlıklarını değiştirmeyi amaçlayarak tüketicileri ve çevreyi korumaya almak için çabalarlar. Bu amaç doğrultusunda yapılan Emisyon vergisi, dolaylı vergiler, harçlar, regülasyonlar, kontroller, kirlilik lisansı, atıkların değerlendirilmesi gibi düzenlemeler söz konusudur. Bazı ülkelerde verilen maddi teşvik bir çevreci girişimi kolaylaştıran etmenler arasındadır.